• (Alış) 5.779 TL
    • (Satış) 5.79 TL
    • (Alış) 6.694 TL
    • (Satış) 6.706 TL

”Ayçiçeğinin Hikayesi”

”Ayçiçeğinin Hikayesi”
2 Ekim 2018 01:26

Kasırga alarmlarının verildiği, Ankara’nın kış soğuğunu iliklerimize kadar hissettiğimiz şu günlerde; sıcacık renkleri ile bizi yaz mevsimine götüren muhteşem bir resim sergisini gezerek içinizi ısıtabilirsiniz. La Ankara’nın basın sponsoru olduğu MarcoAlon Resim Sergisi, Tunalı Hilmi Caddesi üzerinde bulunan Coffee Lab’da, 9 Ekim 2018 tarihine kadar ziyaret edilebilir.

Sergide; Melih Olça’nın kaleminden çıkan Marco karakterinin hikayesinin anlatıldığı illüstratif çizimlerin yanısıra, MarcoAlon markası adı altında tasarım ürünlere de yer veriliyor. Tasarım pazarlarını gezmeyi sevenlerin kaçırmaması gereken bu sergide; defterden kitap ayracına magnetten heykele kadar her şey, bizzat Melih Olça’nın el emeği ile ortaya çıkıyor. Her zamanki güleryüzü ile beni karşılayan Melih ile resim serüveni, Marco’nun ortaya çıkış süreci ve daha pek çok konu hakkında sohbet etmeye başlıyoruz.

Emeğin boyutu artıkça…

1994 yılında Bursa’da doğan Melih Olça, ilköğretim ve liseyi Bursa’da okuyup daha sonrasında Orta Doğu Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’ni kazanarak Ankara’ya yerleşiyor.

Kendimi bildim bileli resim çizerim diye serüvenini anlatmaya başlıyor Melih. Renkler ve ülke bayrakları ile başlayan resim yolculuğu profesyonel bir hal almadan çok öncesinde bile başarılarla dolu. İlkokul yıllarından itibaren öğretmenlerinin yarışmalara katılması için teşvik ettiği Melih, yarışmalardan aldığı çeşitli derecelerle başarısını taçlandırmış.

“8 yaşındaydım, Kamil Koç’u gökkuşağının üzerinde giderken resmetmiştim. Bursa Ahmet Refik Paşa tiyatrosunun altında bir sergi salonu vardı, resmim orada sergilendi. Okul dışında gerçekleşen ilk sergim buydu” diye anlatıyor Melih.

Lise yıllarında proje tasarımlarında ekip lideri olurken, üniversiteye geldiğinde bireysel projelere ve sergilere ağırlık vermeye başlıyor. Böylelikle profesyonel çizim dünyasına dahil oluş süreci başlamış oluyor. Emek verdikçe geri dönüşünün daha büyük olduğunu gören Melih, bu durumu “emeğin boyutu artıkça geri dönüşü de daha büyük olmaya başladı” diye özetliyor.

Bir çizgi binlerce sözcüğe bedel!

Resim çizmek Melih için bir hobi değil, yaşam şekli. Yaşadıklarını aktarabilmek, hüznünü mutluluğunu paylaşabilmek, bir problem varsa aşabilmek için çiziyor. “Kendimi ifade edebilmek sözcüklerden öte çizimlerimle oluyor. Eğer iyi anlatabilirsem bir çizgi binlerce sözcüğe bedel.” diyor Melih.

Başarısının karşısındakine hissettirdikleri ile doğru orantılı olduğunu, hissettirebilmek için de önce kendisinin hissetmek zorunda olduğunu vurguluyor. “Başkalarının senaryosuna bağlı kalamam, çizimlerim özgün olmalı” diye ekliyor Melih.

Marco’nun oluşum süreci

Çizdikçe kendimi keşfetmeye, keşfettikçe daha çok çizmeye başladım diye ifade ediyor Melih. Yıllar içinde yaşam tarzına daha uygun olarak gördüğü, sürekli olarak yanında taşıyabileceği ufak çizimlere başlamış. Devamında da Marco oluşmuş.

3. Köprü inşaatında görevdeyken bir otelde kalırken Marco karakteri gelişmeye başlamış. “Uzun süre orada kaldım ve yalnızdım. Hissettiklerim yaratıcı sürece dönüştü” diyor Melih.

Sembollerle anlatımın gücüne inanan Melih, Marco’nun gözlerinde kimsenin bilmediği şifreler olduğunu, şifrelerin her birine bir duygu yerleştirdiğini ve gözlerinin her geçen gün büyümesinin sebebinin duyguların da giderek yoğunlaşmasına bağlı olduğunu belirtiyor.

Günebakan’dan gelen ilham

Biraz da sergide gördüğümüz resimler üzerine konuşuyoruz. Ayçiçeği (günebakan) ve güneşin ilişkisinden ilham aldığını söylüyor Melih. “Duvarlarda gördüğünüz çizimler, güneşin doğuşundan batışına kadar olan süreçte gerçekleşen aşk, korku, hüzün, mutluluk gibi temalar üzerinden ayçiçeği ve güneşi anlatıyor, içlerinde her renkten bir parça barındırıyor. Türkiye’deki ayçiçeklerinin büyük bir çoğunluğu Marmara Bölgesi’nde yetişiyor, doğduğum topraklarda gördüklerimden etkilenip besleniyorum. Bunun dışında da İbranice ve İtalyanca şarkılar dinliyorum, Marco’nun enternasyonel olmasının sebebi bu olabilir” diyor.

* Melih’i tanıdığımdan bu yana; minyatürden hat sanatına, heykel boyamacılığından akrilik, kuru boya ve suluboya çalışmalara, reprodüksiyon yağlıboya tablolardan illüstrasyona uzanan serüvenine ilk elden şahit olma fırsatım oldu. Yaptığı çizimlerin farklı insanlar tarafından beğenilip takdir edilmesi, Melih’in renkleri cesurca kullanmasının ötesinde, insani duyguları doğu – batı sentezi içinde başarı ile harmanlamasından kaynaklanıyor. Bursa’nın yeşilinden Ankara’nın bozkırına uzanan hikayesinde; Melih’e arkadaşlığı, güler yüzü ve hoş sohbeti için teşekkür ederim. Açtığı sergilerle ünü ülkemizin sınırlarını aşsın ve biz de ona hep destek olalım.

Melda AKALIN

Melda AKALIN

📌ODTÜ'lü Filozofumtrak 🤔🎓 📌ArtLover 🎭🎨🎵🎬💃🏼 📌Member of AFSAD

Bir Yorum Yazın

Reklamlar

Reklamlar